Yaş Küçültme Davası

Yaş düzeltme davası, nüfusta görünen yaşı, mahkeme kanalıyla küçültmek ya da büyütmek için açılan bir davadır. Yaş düzeltme davasına toplum içinde yaş küçültme davası, yaş büyütme davası, yaş değiştirme davası denilmektedir. Emeklilik, askerlik, eğitim hayatı için oldukça önemli olan yaş düzeltme davası her zaman açılabilir. Yaş düzeltme davasında zamanaşımı yoktur. Yaş, mahkeme kararı ile düzeltilebilir. İdari bir işlemle nüfus kaydının düzeltilmesi mümkün değildir.

Yaş küçültme veya büyütme sonucunu doğuran kayıt düzeltme davasında, isim değişikliği davası gibi sübjektif bir esas söz konusu değildir. Yani kişi sadece içinde bulunduğu yaştan duyduğu duygusal rahatsızlık nedeni ile yaşının kayıtlarda değiştirilmesini isteyemez. Yaş düzeltme davası, herhangi bir nedenle nüfus kayıtlarına yanlış işlenmiş olan yaşın düzeltilmesini yani objektif gerçeğin tesisini sağlayan bir dava türüdür.

Yaş düzeltme davasında aranan birtakım şartlar vardır. Bu şartların varlığı halinde mahkeme yaş düzeltilmesine karar verebilmektedir. Yaş düzeltme davasının kabul edilebilmesi için;

  • Doğumun hastane veya doğum evinde gerçekleşmemiş olması,
  • Görünüş itibari ile beyan edilen yaşa uygun olunması,
  • Kaydedilmesi istenen aynı yaşta bir kardeşin bulunmaması gerekmektedir.

Yaş düzletme davasında, öncelikle yukarıda belirttiğimiz şartların araştırılması yapılmaktadır. Bazı durumlarda mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan kemik yaşı tespiti istenebilmektedir. Ancak kemik gelişimi en fazla 25 yaşa kadar devam ettiğinden, bu yaştan sonra kemik yaşı tespiti mümkün değildir. Bu nedenle bu yaşın üzerindeki kayıt düzeltme davalarında kemik yaşı tespiti yoluna gidilemeyecektir. Bu durumda, dava, tanık beyanları başta olmak üzere, fotoğraf, yazı, okula başlama-bitirme tarihleri ve diğer her türlü kanıtla ispatlanabilecektir.

Nüfus Hizmetleri Kanunu düzenlemesi uyarınca, isim değişikliği davasında olduğu gibi, yaş düzeltme davasında da görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, talepte bulunan kişinin ikamet yeri mahkemeleridir.

Ceza yargılamasında, “maddi gerçeğe ulaşma amacı” ve suçun sonuçlarının mağdurun veya sanığın yaşına göre değişmesi nedeni ile yargılama sırasında hakim kararı ile yaş tespiti istenebilir. Bu durumda tüm resmi belge ve bilimsel araştırma yolu ile ulaşılacak gerçek yaşın tespiti, nüfus kayıtlarına işlenmeyecek, sadece o yargılama ile sınırlı olarak hükme etki edecektir.

Nüfus Hizmetleri Kanunu Madde 36/1-b  uyarınca; “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” şeklinde iken, Yargıtay kararlarında da yaş düzeltme davalarının ancak bir defa açılabileceği belirtilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi’ nin 30.03.2012 tarihli 2011/34 E, 2012/48 K sayılı kararı ile kanunun söz konusu madde bendi iptal edilmiştir. Anayasa mahkemesi kararı yarınca yaş düzeltme davası birden çok defa açılabilmektedir.

Diğer Makalelerimiz

29

Haz
Gayrimenkul Hukuku, Sigorta Hukuku

Trafik Kazalarında Uğranılan Araç Değer Kaybının Tazmini

TRAFİK KAZALARINDA UĞRANILAN ARAÇ DEĞER KAYBININ TAZMİNİ   Araç Değer Kaybı Nedir? Kaza yapan bir aracın, olası bir satışının dikkate alınarak ikinci el piyasasında değer kaybetmesine araç değer kaybı denmektedir. Kaza sonrasında araç muayene ve bakım işlemlerinden geçmiş olsa da bu durum aracın satış fiyatında düşüşe neden olmaktadır. Kısacası aracın kazadan önce ikinci el piyasasındaki değeri ile […]

24

Haz
İcra İflas Hukuku

İcra Takibinde Borçlunun Taahhüdü

İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN TAAHHÜDÜ   MAKALENİN ÖZETİ: Bu makalede icra takibinde borcun taksitlendirme taahhüdünün şartları yargı kararları kapsamında incelenecektir. ANAHTAR KELİMELER: İcra takibi, borcun taksitlendirilmesi, haciz      İcra takibinin kesinleşmesiyle birlikte borcun ifasına yönelik ödemenin taksitlendirilme sözleşmesinin, yapılan takipte borçlunun mamelekine haciz konulup konulmamasına göre uygulanacak hükümlerin farklı sonuçlar ortaya çıkarmasından dolayı haciz işleminden önce borcun[…]