Miras payının devri, pay sahibi olan mirasçılardan herhangi birinin miras payını, iştirak bozulmadan, diğer pay sahibine ya da sahiplerine bedel karşılığında ya da bedelsiz olarak devretmesidir.

Miras Payının Devredilmesi İçin Gereken Şartlar

  • Miras Payının Devrinin Belirli Bir Zaman Aralığında Yapılabilmesi

Miras payının devri sadece miras açıldıktan ancak paylaştırılmadan evvel mümkündür. Miras, miras bırakanın ölümüyle açılır. Miras paylaşılana kadar mirasçılar miras üzerinde ortak ve elbirliği ile maliktirler. Miras payı ancak ve ancak bu iki süre zarfı arasında devredilebilir. Nitekim, miras bırakan hayattayken yapılan sözleşmeler uygulamada “miras hakkının devri sözleşmesi” olarak kabul edilmektedir. Ayrıca TMK (Türk Medeni Kanunu) uyarınca, bu sözleşmeler sadece miras bırakanın izni ile geçerli olabilmektedir.

  • Miras Bırakanın Birden Fazla Mirasçısının Bulunması

Miras bırakanın sadece bir mirasçısı var ise terekenin tümü bu mirasçıya kalır. Dolayısıyla, miras ortaklığı oluşmaz ve mirasın paylaşılması da söz konusu olmaz. Zira mirasçı, tereke malları üzerinde tek başına ve serbestçe tasarrufta bulunabileceğinden, miras payı devri sözleşmesi yapmasına da lüzum bulunmamaktadır.

  • Miras Payını Devredenin Mirasçı Olması

Devreden mirasçının atanmış ya da yasal mirasçı olması farklılık arz etmemektedir. Çünkü, her iki mirasçı da mirası, külli halef sıfatı ile elde eder.

  • Miras Payının Devri Sözleşmesinin Yazılı Şekil Şartı

Yukarıda anılan maddeden anlaşılacağı üzere; miras payı başka bir mirasçıya yahut 3. kişiye devredilebilir. Ancak kanun koyucu, miras payının başka bir mirasçıya devredilmesine ilişkin sözleşme için adi yazılı olmasını yeterli bulurken; 3. Kişiye yapılacak olan devir için sözleşmenin noterlikte yapılmasını şart koşmuştur.

Miras Payının Devredilmesinin Hüküm ve Sonuçları

  • Miras Payının Diğer Bir Mirasçıya Devredilmesi Durumunda

Kural olarak, miras payının devri ayni bir nitelik doğurur. Payının tamamını devreden mirasçı miras payını kaybeder ve miras ortaklığından çıkar. Ancak bunun durumun aksine taraflar, hakkın şahsi bir hak olduğunu, devredenin miras ortaklığından çıkmayacağı hususunda anlaşmalarında kanunen bir engel de söz konusu değildir.

  • Miras Payının Üçüncü Bir Kişiye Devredilmesi Durumunda

Miras payının mirasçı sıfatına sahip olmayan üçüncü bir kişiye devrinde sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez. Üçüncü kişi sözleşme ile ancak paylaşma sonunda ya da miras ortaklığının paylı mülkiyete çevrilmesi durumunda, mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı elde eder. Yani, devredilen hak ayni etki yaratmayacak olup sadece şahsi bir alacak hakkına bürünür. Payı devralan, bu şahsi hakkını sadece miras payını devreden mirasçıya karşı kullanabilir. Bu talep hakkı, mirasın paylaşılması sonucu mirasçıya düşen tereke mallarının kendisine devrinden ibarettir. Paylaşma sonucu payını devreden mirasçıya düşen mal taşınır ise, taşınırların mülkiyetinin devri, taşınmaz ise, taşınmazın tescili istenecektir. TMK uyarınca mirasçı, bu talebi yerine getirmezse, devralan mülkiyetin adına tescilini hâkimden talep edebilir.

Miras Payının Devreden Mirasçının Tereke Borçlarından Sorumluluğu

Payını devreden mirasçı, miras bırakanın alacaklılarına karşı tereke borçlarından beş yıl boyunca müteselsilen sorumlu olmaya devam eder. Bu durum, miras payının diğer bir mirasçıya ya da üçüncü bir kişiye devri olması bakımından bir fark göz etmemektedir. Payı devralan üçüncü bir kişi ise, sadece devraldığı kısım için, bir malvarlığının devrinden doğan sorumluluk gereği iki yıl süre ile devreden mirasçı ile sorumlu olacaktır.