Hukuk Bürosunun Borçluya Sürekli Mesaj Atması ve Araması

HUKUK BÜROLARI VE BORÇLU İLİŞKİSİNİN KVKK VE TCK BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

            Makalenin Özeti: Bu makalede farklı uygulamalar ile hukuk büroları ve borçlu arasında ki ilişki 6698 s. KVKK kapsamında açıklanacak ve değerlendirilecektir.

 

          Anahtar Kelimeler: Kişisel veri, veri güvenliği, kişilerin sükûnetini bozma, icra, borçlunun yakınlarını aramak

 

HUKUK BÜROLARININ BAZI UYGULAMALARININ KVKK VE YARGI KARARLARI ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu makale çerçevesinde incelenecek olan uygulama, hukuk bürolarının borçluyu sürekli mesaj atması ve aramasıdır. Bu uygulama birkaç soru etrafında incelenecek ve değerlendirilecektir.

  1. Hukuk bürolarının borçlunun bilgilerini işlemesi hukuka uygun mudur?

          Kişisel veriler bireylerin kimlikleri ve kişilikleri ile bağlantılı bütün özellikleri, nitelikleri içeren bilgilerdir. Bu bilgiler, kişilerin doğal yaşamından edindikleri fiziksel özellikleri, adresleri, sağlık bilgileri olabileceği gibi teknolojin getirdiği etkiyle birlikte numaraları, e posta adresleri, kimlik numaraları   gibi birçok bilgiyi içerir. Anayasa m. 20/3’de “kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği” hükme bağlanmış ve  açık rızanın bulunmadığı hallerde verilerin işlenebilmesi hallerinin ancak kanunla düzenlenebileceğini öngörmüştür. Anayasaya uygun olarak KVKK m.4/1 ‘‘kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir.’’ demekte ve  KVKK m.5/1 de ‘‘kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.’’ hükmünü öngörmektedir.  Açık rızanın bulunmadığı hallerde kişilerin verilerinin işlenilmesini ise KVKK m.5/2 de bentler halinde düzenlemiştir. Ancak şunu söylemek gerekir bu bentler istisnai niteliktedir ve  dar yorumlanmalıdır. Tereddüt halinde ise zayıf konumda bulunan ilgili kişinin lehine yorumlanmalıdır zira ana kural verilerin işletilmemesidir.

           Kişisel verilerin açık rıza dışı işlenebileceği hallerden biriside KVKK m. 5/2-ç bendinde belirtilmiştir. Buna bende göre veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için verileri işlemek zorunda olması veri sorumlusunun açık rıza dışında verileri işleyebilmesi imkanını sağlar.   Bu hususla ilgili bir kurul   kararına[1] göre avukatın veri sorumlusu olması durumunda Avukatlık Kanunu ve İcra İflas Kanunundan kaynaklanan hukuki yükümlülükleri gereği açık rıza olmasa da veri işleyebileceğine karar verilmiştir. Karara göre “Somut olayda, veri sorumlusu bir avukat olup, vekili olduğu Banka adına, Bankanın haklarını ve menfaatlerini korumak amacıyla hareket ettiği, bu anlamda Avukatlık Kanunundan kaynaklanan yükümlülükleri ve yürütmekte olduğu icra işlemleri bakımından İcra İflas Kanunu ve ikincil mevzuat düzenlemelerinden kaynaklanan hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla borçluya ait bilgileri, kanuna uygun olarak işleme ve ilgili birim/mercilere bildirme yetkisi olduğu ve bu bağlamda işlediği kişisel verilerin Kanunun m.5/2 çerçevesinde ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlemesinin kanuna uygun olacağına karar verilmiştir.” Söz konusu karara göre borçluya ait kişisel veriler açık rıza olmadan KVKK m. 5/2 gereği işlenebilirken, hüküm istisnai nitelikte olduğu için dar yorumlandığı için örnek olarak borçlunun kardeşine ait bilgiler bu kapsamda işlenemez. 

  1. Hukuk bürolarının borçluyu veya yakınına sürekli mesaj atması ve araması hukuka uygun mudur?

     Avukatların borçluyu icra takibi veya herhangi bir saik ile sürekli olarak araması YARGITAY 18. CD. 2018/7404 E. 2019/1446 K. numaralı kararı ve içtihadına göre TCK m. 123. kapsamında kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturmaktadır. Kararda bu fiillin, mesaj gelen ve gönderilen numaraların HTS kayıtlarının alınması, şüphelilerin belirlenmesine, ne kadar sıklıkla mesaj geldiğinin tespit edilmesine göre suç oluşturup oluşturmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca 2018 yılında Reklam Kurulu tarafından; bazı avukatlık büroları tarafından borçlu vatandaşlara icra tehditleriyle gönderilen kısa mesajlar için reklam durdurma kararının yanında idari para cezası tesis edilmiştir[2].

   Avukatların veya hukuk bürolarının borçlu yakınını borcundan dolayı bilgilendirmesi, araması veya mesaj atması ise açık rıza olmayan hallerde KVKK m. 12 düzenlenen veri güvenliğine aykırı hareket  niteliği taşır. Bunun ile alakalı Kişisel Verilerin Korunması Kurulunca verilen  K. 2020/26 T. 14.1.2020 kararda borçlunun borcuna dair bilgileri 3. kişiye veyahut yakınlarına paylaşılması Kanunun 5 inci maddesi 2. fıkrasının e bendi kapsamında bir dayanak teşkil etmeyeceğini borçlunun iletişim bilgilerine ulaşamamanın da kanunun e bendinin istisnai nitelikte olduğundan dar yorumlanacağı için herhangi bir gerekçe olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Yine Kişisel Verilerin Korunması Kurulunca alınan 31.05.2019 tarih ve 2019/166 sayılı karar ile alacaklının borçlu yakınlarına yönelik yıldırmaya yönelik mesaj atması ve aramasına caydıracak bir ceza tahsis edilmiş telefon numaralarının karıştırılmasından dolayı borçlunun yakınına bilgi verilmesi gerekçesini kurul kabul etmemiştir.

[1] Kurul Kararı, 14.01.2020 T., 2020/26 K. https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6697/2020- 26 (E.T.: 17.03.2020).

[2] Dolayısıyla, firma avukatlarının bu tür bir davranış içinde bulunmasıyla Avukatlık Kanunu’nun ‘Reklam Yasağı’ başlıklı 55. maddesinde yer alan; ‘Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları yasaktır.” hükmüne aykırı davranıldığı, dolayısıyla, inceleme konusu tanıtımların, ‘Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinin, 7/1,7/2, 7/3, 7/4, 7/5-a, 7/5-b, 7/5-ç, 7/5-h, 9, 11, 26, 28, 29, 32 ve Ek- A 1,8 ve 9. maddeleri’, ‘6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61 ve 62. maddeleri hükümlerine aykırı olduğuna, buna göre, reklam veren …. Hukuk Bürosu hakkında, 6502 sayılı Kanun’un 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca 30 bin 176 Türk Lirası idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları verilmesine karar verilmiştir.

Diğer Makalelerimiz

29

Haz
Gayrimenkul Hukuku, Sigorta Hukuku

Trafik Kazalarında Uğranılan Araç Değer Kaybının Tazmini

TRAFİK KAZALARINDA UĞRANILAN ARAÇ DEĞER KAYBININ TAZMİNİ   Araç Değer Kaybı Nedir? Kaza yapan bir aracın, olası bir satışının dikkate alınarak ikinci el piyasasında değer kaybetmesine araç değer kaybı denmektedir. Kaza sonrasında araç muayene ve bakım işlemlerinden geçmiş olsa da bu durum aracın satış fiyatında düşüşe neden olmaktadır. Kısacası aracın kazadan önce ikinci el piyasasındaki değeri ile […]

24

Haz
İcra İflas Hukuku

İcra Takibinde Borçlunun Taahhüdü

İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN TAAHHÜDÜ   MAKALENİN ÖZETİ: Bu makalede icra takibinde borcun taksitlendirme taahhüdünün şartları yargı kararları kapsamında incelenecektir. ANAHTAR KELİMELER: İcra takibi, borcun taksitlendirilmesi, haciz      İcra takibinin kesinleşmesiyle birlikte borcun ifasına yönelik ödemenin taksitlendirilme sözleşmesinin, yapılan takipte borçlunun mamelekine haciz konulup konulmamasına göre uygulanacak hükümlerin farklı sonuçlar ortaya çıkarmasından dolayı haciz işleminden önce borcun[…]