delil_tespiti

Delil Tespiti

Delil tespiti ileride açılacak veya açılmış olan bir davayla ilgili delillerin zarar görmesi veya yok olması gibi tarafın hakkını önemli ölçüde zedeleyen durumlara karşı güvence altına alınmasını sağlamak amacıyla kabul edilmiş bir kurumdur. Delil tespiti, bir dava olmayıp geçici hukuki koruma tedbiridir. Bu sebeple delil tespiti talebinde bulunulması ile zaman aşımı kesilmez. Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturmakta olup, mahkemeler kendiliğinden delil tespiti yapamaz. Taraflardan birinin talebi ile delil tespiti yapılır. Delil tespiti kararı, nihai karar olmadığından kanun yoluna götürülemez; ancak karşı taraf, delil tespiti kararına, delil tespiti şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edebilir. İlgili itiraz, delil tespiti kararını vermiş olan mahkeme tarafından incelenip karara bağlanır.

1- Delil Tespitinin İstenebileceği Haller

Kanun koyucu taraflardan her birinin görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla delil tespiti isteminde bulunulabileceğini belirtmiştir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali söz konusu ise hukuki yarar var sayılır.

2- Delil Tespiti Davasında Görev ve Yetki

Delil tespiti, şayet dava açılmışsa sadece esasa bakan mahkemeden istenilmektedir. Ancak, dava açılmamışsa bu durumda seçimlik yetki tanınmıştır. Henüz dava açılmamış ise delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Buna karşılık dava açıldıktan sonra yapılacak her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir.

3- Delil Tespiti İçin Gerekli Şartlar

a) İnceleme sırası gelmemiş olan delillerin tespiti istenebilir.

İnceleme sırası henüz gelmemiş olan ve tespiti istenen deliller, ileride açılacağı belirtilen veya açılmış olan dava ile hakkında olmalıdır. Bu sebeple dava açmadan önce delil tespiti isteyen taraf, delil tespiti talebinde ileride açacağı davayı somut olarak belirtmelidir.

b) Delil tespitinde hukuki yarar olmalıdır.

Bir an önce tespit edilmemesi durumunda ileride kaybolacağı, yok olacağı veya gösterilmesi çok güç olacağı tahmin edilen delillerin önceden tespit edilmesinde hukuki yarar vardır.

c) Çekişmeli bir vakıa olmalıdır.

Delil tespiti talebinin konusunu vakıalar oluşturmakta olup, söz konusu vakıanın taraflar arasında çekişmeli olması gerekmektedir. Delil tespitine konu yapılmak istenen vakıa, taraflar arasında çekişmeli değilse delil tespiti yapılamaz.

Diğer Makalelerimiz

kiralananda-mevcut-ayiplardan-dogan-sorumluluk

02

Nis
Gayrimenkul Hukuku

Kiralananda Mevcut Ayıplardan Doğan Sorumluluk

Bu yazıda konut ve çatılı işyeri kiralarında mecurdaki mevcut eşyalardan doğabilecek tamir işlerinden kimin sorumlu olduğu ve olacağı incelenecektir. Bilindiği üzere kira ilişkilerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 299-378. maddeleri uygulanır. Her şeyden önce TBK 316 uyarınca “Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.” Hükümden […]

limited_sirketlerde_ortaklarin_borclardan_sorumlulugu

26

Mar
İş Hukuku, Ticaret Hukuku

Limited Şirketlerde Ortakların Borçlardan Sorumluluğu

Ülkemizde en çok bulunan iki şirket türü; limited şirket ve anonim şirkettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da şirket türleri ve ortakların yükümlü oldukları borçlar belirtilmiştir. Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından, bir ticaret unvanı altında kurulan şirketlere limited şirket denir. Bu şirketlerin esas sermaye paylarının toplamı esas sermayelerini oluşturur. Bu tip[…]