Türk Borçlar Kanunu, işçinin işverene bağımlı olarak belirli süreyle veya belirsiz süreyle iş görmeyi, işverenin de işçiye zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmeyi hizmet sözleşmesi olarak tanımlanmaktadır.

Hizmet Sözleşmesinden Doğan Borçlar:

A-İŞÇİNİN BORÇLARI:

1-İş Görme Borcu
2- Özen ve Sadakat Borcu: İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır.

İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.

3) İtaat Borcu:

İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir. İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar.

B-İŞVERENİN BORÇLARI:

1-Ücret Ödeme:

2- İşçinin Kişiliğinin Korunması ile İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemlerini Alma:

İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Ayrıca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

HİZMET SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ

1-Belirli Süreli Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesi:

Belirli süreli hizmet sözleşmesi, belirli bir süreyi içerecek şekilde yapılmış olduğundan aksi kararlaştırılmadıkça sürenin bitiminde kendiliğinden sona ermektedir. Dolayısıyla, sözleşmenin sona ermesi için önceden fesih bildiriminde bulunulmasına gerek bulunmamaktadır. Sona ereceği süre geçmiş olduğu halde sözleşmeye konu olan hizmet ilişkisinin devam ettirilmesi durumunda, belirli süreli hizmet sözleşmesi belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüşmektedir.

3- Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesi:

İşçi veya işverenin, sözleşmede yer alan fesih sürelerine uymak suretiyle belirsiz süreli hizmet sözleşmesini feshetme hakkı bulunmaktadır.

* Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesinde Fesih Bildirim Süresi

Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin taraflardan herhangi biri (işçi veya işveren) tarafından sona erdirilecek olması halinde durumun karşı/diğer tarafa bildirilmesi gerekmektedir.
Hizmet sözleşmesi, bildirimin karşı/diğer tarafa ulaşmasından başlayarak;

a) Hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için 2 hafta sonra,
b) Hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar sürmüş olan işçi için 4 hafta sonra,
c) Hizmet süresi beş yıldan fazla sürmüş işçi için 6 hafta sonra,
sona ermektedir.

Kanunda yer alan fesih bildirim süreleri, hizmet sözleşmeleriyle kısaltılamamakta, ancak artırılabilmektedir. Fesih bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle işverenin hizmet sözleşmesini sona erdirebilmesi mümkündür. Aynı husus, işçi için de geçerlidir.

Hizmet Sözleşmesinin Derhal Feshedilmesi ve Sonuçları
 
a) Sözleşmenin Derhal Feshedilmesi:

İşçi veya işveren tarafından herhangi biri, haklı sebeplerden birine dayanarak hizmet sözleşmesini derhal feshedebilme hakkına sahip bulunmaktadır. Hizmet sözleşmesini fesheden tarafın, fesih sebebini karşı tarafa bildirmesi gerekir. Dürüstlük kurallarına göre, hizmet ilişkisini sürdürmesi beklen(e)meyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılmaktadır.

b) Feshin Sonuçları:

İşçi veya işverenden biri tarafından diğer tarafın sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle haklı sebeple hizmet sözleşmesini feshetmesi durumunda, feshe neden olan taraf, diğer tarafın hizmet sözleşmesinden ortaya çıkan bütün haklar dikkate alınmak suretiyle uğradığı zararı karşılamakla yükümlü bulunmaktadır. Hizmet sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işveren tarafından derhal feshedilmesi durumunda işçi, tazminat isteyebilmektedir. İşçinin isteyeceği tazminat, hizmet sözleşmesinin belirsiz süreli veya belirli süreli olmasına göre değişiklik gösterebilmektedir. İstenilecek tazminat, belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde fesih bildirim süresine, belirli süreli hizmet sözleşmelerinde ise sözleşme süresine uyulmaması nedeniyle, işçinin mahrum kalacağı kazanç miktarına göre belirlenecek tazminat miktarından oluşmaktadır. Bunların dışında, mahkeme tarafından, hakimin takdir yetkisini kullanmak suretiyle işçinin altı aylık ücretini geçmemek üzere belirleyeceği miktardaki bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilmesi mümkündür.  Haklı bir sebep olmaksızın işçinin işe başlamaması veya aniden işi bırakması durumda işveren, işçinin aylık ücretinin 1/4’üne eşit miktarı aşmamak üzere tazminat isteme hakkına sahip bulunmaktadır. Bunun dışında, işveren ayrıca bu durumdan dolayı ortaya çıkan ek zararlarını isteyebilmektedir.

İşverenin herhangi bir zararı ortaya çıkmamışsa veya ortaya çıkan zararı işçinin aylık ücretinin 1/4’ünden az ise, hakimin tazminat miktarını indirebilmesi mümkündür. Tazminat isteme hakkının takas yoluyla sona ermemesi durumunda, işveren, işçinin işe başlamaması veya işi bırakması tarihinden başlayarak 30 gün içinde dava açmaması veya takibe başlamaması durumunda tazminat isteme hakkı düşmektedir. Buradaki 30 günlük süre hak düşürücü süredir. Fesihle birlikte hizmet sözleşmesi sona ereceğinden, sözleşmeden doğan bütün borçlar, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir bir duruma gelmiş, diğer bir deyişle ödenme zamanı gelmiş olmaktadır. İşçinin aracılığıyla kurulan hukuki ilişkilerde üçüncü kişilerin üstlendiği borçların, yapılacak yazılı anlaşmayla 6 ay ila 2 yıl arasında ertelenebilmesi mümkündür.

Hizmet sözleşmesinin sona ermesiyle işçi ve işverenden her biri, diğerinden veya üçüncü bir kişiden diğerinin hesabına, sözleşmeye konu olan hizmetle ilgili olarak almış bulunduklarını geri vermesi gerekir. İşçi ve işverenin birbirinden olan alacaklarının ödenebilmesini teminen geri verileceklere ilişkin hapis hakları saklı bulunmaktadır.