Terekenin Tespiti: Tereke; mirasbırakanın sağlığında edinmiş olduğu devir ve intikal edebilen tüm özel hukuk ilişkilerini kapsamaktadır. Zira mirasbırakanın şahsına bağlı olanlar ölümle birlikte sona ermektedir. Dolayısıyla tereke mirasbırakanın sağlığında edindiği özel hukuk ilişkilerine eşit olmayabilecektir.
Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar için tenkis gerçekleştirileceğinden terekenin bütününün belirlenmesi hukuken önem arz etmektedir. Bu nedenle kanun koyucu da terekenin korunmasına ilişkin önlemleri düzenlemiştir.
Mirasbırakanın ölümüyle birlikte her ne kadar malvarlığı bir bütün olarak mirasçıların mülkiyeti dahiline girse de, mirasın mirasçılara kişisel olarak paylaşımına kadar koruma önlemleri alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar tarafından malvarlığının tespiti bakımından terekenin tespiti davası açılabilecektir. Söz konusu dava usuli anlamda tespit davası niteliğindedir.
Söz konusu dava ile mahkemece mirasbırakanın malları tespit edilir ve kayda geçirilerek koruma alına alınır.
Terekenin tespiti davası mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakiminden talep edilecektir. Eğer mirasbırakan yerleşim yeri dışında bir yerde ölmüşse, ölüm yeri sulh hakimi yerleşim yer sulh hakimini haberdar ederek kendi yargı çevresindeki malların korunması için gerekli tedbirleri alır.
Söz konusu dava ile aslen terekenin defteri tutulur. Tereke dahilindeki mallar tek tek deftere kaydedilir. Ardından tereke mühürlenir. Söz konusu mühürleme fiziken gerçekleştirilmektedir.
Türk Medeni Kanunu 590. madde ve Medeni Kanunun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün 30. maddesine göre;

  1. Mirasçılardan birinin vesayet altına alınması veya vesayet altına alınmasının gerekmesi,
  2. Temsilcisi bulunmayan bir mirasçının uzun süredir ortada bulunmaması,
  3. Mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden başlayarak 1 ay içinde talepte bulunması durumlarından birinin varlığı halinde terekenin deftere geçirilmesi söz konusu olacaktır.Terekenin tespiti davası ile terekenin aktifleri ve pasifleri belirlenecektir.                                                                                      Mahkeme tereke dahilindeki malları tespit ederek koruma altına alınmasını sağlarken muhafazası mümkün olmayan malları ise satarak paraya çevirir.
    Ayrıca mirasçıların hepsinin onayı alınmak suretiyle mirasçılardan birinin kullanımında olan veya ihtiyaç duyduğu tereke malları veya mallardan biri yeddiemin olarak ona bırakılabilecektir.
    Tereke mallarının tespitinin ardından terekenin taksimi tüm mirasçıların onayı olmadan gerçekleştirilemeyecektir.
    Tüm bu koruma önlemleri mahkeme tarafından re’sen alınabileceği gibi mirasçıların talebi üzerine de alınabilecektir.
    Söz konusu dava çekişmesiz yargı işlerindendir ve dava neticesinde verilen karar kesin hüküm teşkil etmez.