Halka Açık Şirketler: Türkiye’de halka açık anonim şirketlerin gelişimi, kanunlaşma süreciyle paralel bir seyir izlemiştir. Evrensel gelişim sürecinde, gelişmeleri ekonomik gereksinim ve koşullar belirlediği halde, Türkiye’de büyük ölçüde kanunlaşmayı takiben halka açık anonim ortaklıklar kurulmuş ve gelişmiştir.

Halka açık anonim ortaklık kavramı, SPK 3.e hükmünde tanımlanmıştır. Anılan hükümde “halka açık ortaklık” kavramı esas alınmış ve eski SPK ‘DA yer alan “halka açık anonim ortaklık” kavramı terk edilmiştir. Söz konusu kavramsal değişiklik, anonim ortaklıklar dışında kalan ortaklık tiplerinin de SPK kapsamında yer aldığı izlenimini uyandırmakta ise de tanıma bakıldığında sadece anonim ortaklıklara yer verilmiştir.

SPK 3.e hükmüne göre, payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklar halka açık anonim ortaklık niteliğini haiz olacaktır. Bu tanım iki ayrı tür ortaklığı kapsamaktadır. Birincisi, payları halka arz edilmiş olan anonim ortaklıklardır. Bahsi geçen ortaklıkları, fiilen payları halka arz edilmiş ortaklılar olarak da adlandırmak mümkündür.

İkinci tür ortaklık ise payları fiilen halka arz edilmemiş olsa da kanunen arz edildiği varsayılan ortaklıklardır. Bu ortaklıklara ilişkin ölçütler SPK 16/1 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre payları borsada işlem gören ortaklıklar veya pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz edilmiş sayılacaktır. Ancak ortak sayısı beş yüzü geçen her anonim ortaklık halka açık statüde olmayabilecektir. Bunun nedeni SPK 33/5 hükmünde yer alan ölçütlerdir.                                                                        SPK 33/5 Hükmü:                                                           

(5) İhraççılar ve halka açık ortaklıklar, 16 ncı maddede belirtilen sayıdan daha fazla ortağa sahip olsalar dahi, bilanço ve sermaye büyüklüğü, faaliyetlerinin devamlılığı, ortak olmanın belirli özellikleri taşıyan kişilerle sınırlı tutulması, sermayenin ortaklar arasındaki dağılımı gibi şartların varlığı hâlinde resen veya talep üzerine bu Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerden kısmen veya tamamen muaf tutabileceği gibi tamamen bu Kanun kapsamından da çıkarılabilir.
Paylarının tamamı veya tamamına yakını halka arz edilen ortaklıklar olabileceği gibi paylarının sınırlı bir kısmı halka satılan ve hakimiyetin bir veya birkaç ortağın elinde olduğu ortaklıklar da mevcuttur.

Sermaye Piyasası Hukuku’nun omurgasını kamuyu aydınlatma ilkesi oluşturmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan bilgi alma hakkından farklı olarak kamuyu aydınlatma ilkesinin benimsenmiş olması ortaklıkta geniş bir yatırımcı kitlesinin menfaatinin bulunmasıdır.

Halka açık anonim ortaklığın temel özelliği, kanuni tanımın da esasını oluşturan geniş pay sahibi kitlesinin varlığıdır.
Halka açık anonim ortaklıklarda pay sahibi sayısının çokluğu, ortaklıktaki menfaat dengeleri bakımından tek başına belirleyici bir etken değildir. Payların dağılımındaki yoğunlaşmanın gücü, menfaat çatışmalarının ortaya konması bakımından önem taşır. Bu bağlamda pay dağılımındaki yoğunlaşma ölçütüne göre halka açık anonim ortaklıkları ikiye ayırmak mümkündür.

  • Pay Sahipliğinin Dağınık Olduğu ortaklıklar
  • Hakim Ortak Yapısını Haiz Ortaklılar Pay sahipliğinin dağınık yapıda olduğu, hakim ortağın bulunmadığı ortaklıklarda mülkiyet-kontrol ayrışması ortaya çıkmaktadır. Bu yapıdan kaynaklanan menfaat çatışmalarının giderilmesi ve pay sahiplerinin yöneticilere karşı korunması öncelikli amaç olmaktadır.
    Piyasa odaklı mekanizmalar, özellikle ortaklıkların ele geçirilmesine elverişli piyasa yapıları, yöneticiler üzerinde önemli bir disiplin unsuru oluşturmaktadır. Bu yapıda ortaklığın borsadaki pay fiyatının uzun süre beklentilerin altında bir düzeyde kalması, piyasadan pay satın alınması ve ortaklara çağrı yapılarak pay satın alınması yoluyla ortaklık kontrolünün el değiştirmesi olasılığını güçlendirmektedir.
    Yaygın pay sahipliği yapısının bulunduğu ortaklıklarda ortaya çıkan, yöneticiler üzerindeki gözetim eksikliği, hakim ortağın bulunduğu ortaklıklarda söz konusu olmamaktadır. Hakim ortak, yöneticiler üzerinde sürekli ve etkin bir gözetim kurmakta; gerekli gördüğünde genel kuruldaki ve yönetim kurulundaki oy gücü sayesinde karar alma sürecini yönetebilmekte, YK üyesi veya yöneticinin görevden alınmasını sağlayabilmektedir.
    Türkiye’deki halka açık anonim ortaklıklardaki pay sahipliği yapısına bakıldığında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde hakim ortak yapısının çoğunlukta olduğu görülebilecektir.                                                                                              Türkiye’de halka açık anonim ortaklıklara bakıldığında halka açık payların oranlarının %20 ila %30 arasında kaldığı görülmektedir. Özellikle sermaye piyasalarındaki geleceğe dönük büyüme hedeflerinin halka açık anonim ortaklık sayısının artışına değil halka açıklık oranının artışına bağlanması gerekir.

HALKA AÇILMA                                                                                         

Halka açılma, anonim ortaklık sermayesini temsil eden payların, kısmen veya tamamen halka arz yoluyla ilk kez halka satılmasıyla başlar. Halka açılma hukuki bir kavram olmamakla beraber ortaklık sermayesini temsil eden payların geniş bir yatırımcı kitlesine satılmasını ve sonrasında da yatırımcıların bu paylar üzerinde serbestçe işlem yapabilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle halka açılma sadece halka arz aşamasında payların halka satılmasını değil halka arzı izleyen dönemde oluşacak piyasada yatırımcıların paylar üzerinde işlem yapmasını da kapsayan bir süreçtir.
Halka açılmadan beklenen faydaları halka açılmada izlenecek yönteme göre ayrım yaparak incelemek gerekmektedir.                 Anonim ortaklığın, sermaye artırımı yoluyla çıkardığı paylarını veya varsa geri aldığı paylarını halka arz yoluyla halka açılmasında, halka arz geliri ortaklığa ait olurken; ortakların sahip oldukları payları halka arz etmeleri halinde ortaklık halka açık hale gelmekle beraber halka arz geliri payını satan ortaklara ait olacaktır.
Bu nedenle iki yöntemde halka açılmanın nedenleri ve beklenen faydalar fark arz edecektir.
Anonim ortaklığın payları halka arz etmesi halinde halka açılmadan beklenen en önemli fayda; payların halka arzından elde edilecek kaynaktan sağlanacak finansman olanağıdır.
Halka açılmanın bir finansman yöntemi olarak kullanılması, sadece halka arzdan edilecek gelire yönelik değildir. Ortaklık paylarının borsa veya borsa dışı organize piyasalarda işlem görmeye başlaması halinde, ortaklık bakımından geleceğe dönük olarak kullanılabilecek sürekli bir finansman kaynağı yaratılacaktır.
Paylara hızlı ve etkin biçimde nakde çevrilebilirlik niteliği kazandıran halka açılma sadece ortaklık için değil ortaklar bakımından da geleceğe dönük bir finansman kaynağıdır.
Halka açılmayla birlikte payların piyasada işlem görmesi şirketin sürekli güncel ve nesnel şekilde değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.
Şirketin halka arzından elde edilecek olan diğer bir fayda şirketin kurumsal kimliğe kavuşması ve buna bağlı olarak güvenilirliğinin artmasıdır.
Halka açık şirketler için, halka açılmadan beklenen hukuki ve ekonomik faydaların beraberinde bazı yükler de söz konusu olacaktır.
Kamuyu aydınlatma, bağımsız denetim, finansal raporlama standartları, kurumsal yönetim yükümlülükleri, Sermaye Piyasası Kurulu’nun kamu denetimi, ilişkili taraf işlemleriyle ve önemli nitelikteki işlemlerle ilgili özel karar alma süreci, kontrol değişikliğinde zorunlu teklif, ortaklığa finansal yükler getirebilecek pay sahibinin korunması düzenlemeleri, özel kar dağıtımı ve malvarlığının korunması rejimi gibi sınırlayıcı olmadan sayılan yükümlülükler ortaklığa getirilecek olan yüklerdendir.                      Halka arz sonrasında, beklenen fiyat gelişiminin sağlanamaması, finansman beklentilerinin gerçekleşmemesine yol açabileceğinden ortaklık üzerinde faydadan çok zarar doğurabilecektir.